YENİÇAĞ – Kulis Ankara / Nihat BOZKURT
AKP, fon soruşturmalarına dair yaptığı açıklamalar sebebiyle İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu aleyhine 500 bin TL’lik tazminat davası açtı.
Sözcü ve Cumhuriyet’in haberlerine dayanarak, dava dilekçesinde Kavuncu‘nun partisini yolsuzlukla ilişkilendirdiği iddia edildi.
İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, 5 Ekim’de düzenlenen basın toplantısında fon skandalıyla ilgili hükümete eleştiriler yöneltmişti. Olaylardan AKP’yi sorumlu tutan Kavuncu, yolsuzluk iddialarının üstünün kapatıldığını savunarak, sorumluların hesap vermesi gerektiğini dile getirmişti.
AKP, fon soruşturmalarıyla ilgili yayınlar yüzünden daha önce Birgün gazetesi ve gazeteci Zafer Arapkirli hakkında da 600 bin TL’lik manevi tazminat davası açmıştı. Parti, bu yayınların kurumsal itibarını zedelediğini ileri sürmüştü.
***
Muhalefetin veya muhalif basının, yolsuzluklardan ötürü iktidarı suçlaması, dünya genelinde belki de ilk kez Türkiye’de hukuki bir mesele haline geliyor.
Konuya dair özet bilgileri Gemini şöyle aktarıyor:
*Cumhuriyet tarihinin en büyük mali krizlerinden biri olarak tanımlanan ve 1 trilyon liralık bir büyüklüğe ulaşan Fon Skandalı’nı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “asrın soygunu” olarak nitelendirmiştir; atananların, soyanların ve soyulanların iktidar partisiyle organik bağlarının bulunduğunu belirtmiştir.
*Muhalefet temsilcileri ise Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu gibi denetleyici kuruluşların usulsüzlüklere zamanında müdahale etmediğini ve yolsuzluğun siyasi bağlantılarla büyüdüğünü ileri sürmektedir.
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen fon düzenlemelerine karşı çıkan muhalefet, son dakika önerileriyle yüz binlerce yatırımcının alacaklı durumundan çıkarıldığını ve “soygunun kılıfına uydurulduğunu” iddia etmiştir.
*İktidar temsilcileri ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi yönetimine yönelik yolsuzluk iddialarını kesin bir şekilde reddetmekte. İktidar kanadı, muhalefetin iddialarını “namuslu insanlara atılan siyasi iftiralar” olarak değerlendirmekte ve yargı süreçlerinin bağımsız bir şekilde ilerlediğine dikkat çekmektedir.
*Hükümet, Meclis’ten geçen yeni fon yasası ile tasfiye süreçlerini hızlandırdıklarını, kayırmacılığa izin verilmeyeceğini ve mağdur vatandaşlara 1 milyon TL’ye kadar ara ödemeler yapılacağını duyurmuştur.
*İktidar ve destekçileri, muhalefetin fon krizini bir “kaçış rampası” olarak kullandığını öne sürerek; asıl rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının muhalefet yönetimindeki yerel belediyelerde gerçekleştiğini savunmaktadır.
***
Muhalefet belediyelerine ardı ardına soruşturmalar açılırken iktidar belediyelerine yönelik tek bir ceza soruşturması dahi başlatılmamış olması; adaletin yalnızca muhalefete yönlendirilmesi şüpheli bir durumu beraberinde getiriyor.
Muhalefeti bu kadar yolsuzluğun yaşanmasından mı sorumlu tutacağız?
Muhalefet ve gazetecilerin yolsuzlukla ilgili söylemleri nedeniyle dava edilmesi, iktidarın muhalefeti baskı altına almanın yollarından biri olarak görülüyor.
Dava açarak kimsenin yolsuzlukları tartışmasını istemiyorlar; tartışılırsa bile iktidarı suçlamasınlar ki böylece iktidar oy kaybetmesin ama aynı zamanda muhalefeti istedikleri gibi hedef alabilsinler. Diplomalarını iptal ettirsinler, “Neden belediyeye araç hibe ettin?” diye hesap sorsunlar ya da “Neden AVM’lerden reklam alıp öğrencilere burs verdin?” diye mahkûm ettirsinler!